Tuncer KILINÇ (Emekli Orgeneral) Eski
MGK genel sekreteri. 28 Şubat'ta Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarı
olarak görev yapıyordu. Birçok söyleşide "Milliyetçiliğin artık suç"
olarak algılanmaya başladığını savunmuştu. Cumhurbaşkanlığı seçimi
döneminde de ilginç yorumlar yapan Kılınç, Abdullah Gül'ün adaylığı
için "Ya türban ya Çankaya" demişti. Ergenekon soruşturması kapsamında
tutuklu bulunan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve İstanbul
Üniversitesi rektörü Kemal Alemdaroğlu ile birlikte Atatürkçü Düşünce
Derneği'nin düzenlediği konferanslara konuşmacı olarak katılmıştı.
Oğlunun yapımcı ve yönetmen yardımcılığını yaptığı 'Dondurmam Gaymak'
filminin galasına katılan Kılınç'ın, çıkışta Başbakan Erdoğan'ın
cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili "Tayyip Bey eşinin başını açarsa,
başımla beraber, Köşk'te otursun" yorumu çok konuşulmuştu.
Kemal YAVUZ (Emekli Orgeneral) 28
Şubat sürecinde İkinci Ordu Komutanı'ydı. Emekli olduktan sonra TSK'nın
sivil sesi olarak tanınmaya başladı. Stratejik yazı ve yorumlarıyla
dikkat çekti. Çeşitli kuruluşlarda hükümete yönelik ağır eleştiriler
içeren konuşmalar yaptı. Milli Güvenlik Kurulu'nun sivilleştirilmesine
şiddetle karşı çıktı.
Erdal ŞENEL (Emekli Tümgeneral) 28
Şubat döneminde Genelkurmay Adli Müşaviri olarak görev yaptı. O süreçte
yargı mensuplarına, medya ve iş dünyasına Genelkurmay karargahında
verilen brifinglerin metinlerini kontrolden geçiriyordu. Şenel'in ismi,
dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir, Genelkurmay
İstihbarat Başkanı Korgeneral Çetin Saner ve Genelkurmay Genel
Sekreteri Tümgeneral Erol Özkasnak ile gündeme gelmişti.
Kemal GÜRÜZ (Eski YÖK Başkanı) 28
Şubat sürecinde Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) başkanlığı yaptı.
Üniversitelere türban yasağı Gürüz döneminde en katı şekilde uygulandı.
Yurtdışında devlet adına yükseköğretim yapan öğrencilerden adı irticai
faaliyetlere karışanların üniversitelerle olan ilişiği kesildi.
İbrahim ŞAHİN (Eski Özel Harekâtçı) Susurluk
kazasından sonra adı en çok gündeme gelen polis şeflerinden biri. Eski
Özel Harekât Dairesi Başkan vekili. Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde
Özel Harekât Dairesi'nin kurulmasını sağladığı için "polisin
genelkurmay başkanı" olarak anılan Mehmet Ağar'ın en has adamlarından
biriydi. Abdullah Çatlı'nın arkadaşı. Topal cinayetine karışan özel tim
polislerini koruduğu ve Tarık Ümit'in kaçırılmasında rol aldığı
gerekçesiyle soruşturma geçirdi. Yargılandığı Susurluk davasında 6 yıl
hapis cezası alan Şahin, geçirdiği trafik kazası sonrası bilincini
yitirdiği gerekçesiyle dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer
tarafından affedildi. Ergenekon sanığı Muzaffer Tekin'le ilişkili
olduğu biliniyor.