DTP’lilerin
yargılandıkları mahkemeler tarafından polis zoruyla ifade vermeye
götürülmelerine karar vermeleri ile başlayan krizi aşmak için birçok
formül üzerinde duruluyor. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, TBMM’nin
açılışı nedeniyle düzenlenen resepsiyonda, DTP’liler hakkında zorla
getirme kararı verilmesine dayanak oluşturan Anayasa’nın 14. maddesinde
bir değişiklik yapılıp yapılmayacağı konusunda, bakanlığın ortaya
atılan formül arayışları üzerinde çalıştığını söyledi. Ergin, “Ortada
bir problem olduğu görülüyor. Problem varsa, bunları çözecek yolları
bulmak için buradayız. Anayasalar yaşayan organizmalardır” diye
konuştu. Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin, yapılan çalışmanın kapsamı
konusunda bilgi veremeyeceğini belirterek, “Bir çerçeve çizemem ama
çalışma var” dedi. Krizin şifreleri: 83 ve 14
Mahkemeler,
DTP’lilerin yargılandıkları davalarda yargılamaya devam ederek zorla
getirme kararı vermelerini Anayasa’nın 83. ve 14. maddelerine
dayandırıyor. Anayasa’nın 83. maddesinde “seçimden önce veya sonra bir
suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça
tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz” hükmü yer
alıyor. Ancak aynı maddenin devamında “seçimden önce soruşturmasına
başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14. maddesindeki durumlar bu
hükmün dışındadır” düzenlemesi yer alıyor.
Anayasa’nın 14.
maddesinde ise herhangi bir suç maddesi sayılmıyor, sadece hak ve
özgürlüklerin kullanımına ilişkin sınırlar çiziliyor. Maddede
“Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan
demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler
biçiminde kullanılamaz” hükmü yer alıyor. Yargıtay 9. Ceza Dairesi,
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma başvurusu üzerine verdiği
kararda DTP’lilerin işledikleri iddia edilen “terör örgütü
propagandası” suçunun da 14. madde kapmasına girdiğine hükmetti.
Konuşulan 3 formül
Kulislerde,
DTP’lilerin polis zoruyla mahkemeye götürülmelerini önlemek için 3
formül üzerinde durulduğu belirtiliyor. İşte formüller ve
sakıncaları....
1- ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ:
En
kesin çözüm Anayasa’nın 83. ve 14. maddelerinde değişiklik yapılması
olacak. Anayasa değişikliği ile 14. maddede belirtilen durumlarda
seçimden önce işlenen suçlardan yargılamaya devam edilmesi kuralı
kaldırılabilecek veya 14. madde kapsamına hangi suçların girdiği
yazılabilecek. Ancak Anayasa değişikliği önünde milletvekili sayı
engeli bulunuyor.
2- 14. MADDEDEKİ SUÇLAR KANUNDA SAYILACAK:
DTP’lilerin
polis zoruyla ifadeye çağrılmalarına neden olan 14. maddede hangi
suçların kapsamda olduğu belirtilmiyor. Bu konuda kanunlarda da hüküm
bulunmadığı için ortaya çıkan boşluğu Yargıtay kararının yorumu
doldurdu. Bu yorumu geçersiz kılmak üzere 14. madde kapsamına hangi
suçların girdiği konusunda Ceza Kanunu’na bir madde eklenebilir. Zaten
14. maddenin son fıkrasında da “Bu hükümlere aykırı faaliyette
bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir” hükmü
yer alıyor. Bu formüle göre DTP’lilerin yargılandığı propaganda suçları
14. maddede belirtilen suçlar arasında sayılmayacak. Böylece bu
suçlarda DTP’liler dokunulmazlıktan yararlanabilecek. Ancak DTP’lilerin
işledikleri iddia olunan “terör örgütü üyeliği” suçlamasının da 14.
madde kapsamına giren suçlar arasında sayılmamasının tartışma
yaratabileceği belirtiliyor.
3- SAVUNMA HAKKINDAN VAZGEÇMİŞ SAYILSIN:
Yargı
kulislerinde en az şans verilen formül ise CMK’ya “bir kez çağrı
üzerine ifade vermeye gitmeyen sanığın polis zoruyla getirilmesi yerine
bu hakkından vazgeçmiş sayılmasına” ilişkin düzenleme yapmak. Bu
formülün AİHM’de tazminatlara neden olacağı gerekçesiyle karşı
çıkılıyor.
Açıklamaları destekliyoruz
DTP Muş Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Sırrı Sakık:
2 yıl oldu halen değişen bir şey olmadı. Diliyoruz, umuyoruz, bu
hukuksuzluk ortadan kaldırılır. Aslında Türkiye’nin 15 yıl doğru bir
yolculuğu olsaydı oradan bir ders çıkarmış olurdu. İnsan üzülüyor.
Keşke 15 yıllık süreçte Anayasal değişiklikler yapılmış olsaydı Türkiye
bunları konuşmuyor olurdu. Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın açıklamaları
olumludur, destekliyoruz. Parlamentoyu göreve davet etmek çok
olumludur. Daha önce de Anayasa Mahkemesi Başkanı Parlamentoyu göreve
davet etmişti. Anayasal değişiklik için derhal harekete geçmeliyiz. DTP
olarak biz hazırız. Bir an önce demokratikleşme sürecini hep birlikte
yapmalıyız.
Vicdanlı 8 vekil aranıyor
DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan:
1997’de Meclis’te dokunulmazlıklarla ilgili bir tasarı görüşülmüş ve
bir süreç yaşanmıştı. Şu an diyoruz ki Anayasanın 83. maddesi, yasama
sorumsuzluğunu Meclis çalışmaları, kürsü masumiyeti ile sınırlı
tutalım. Gerisini kaldıralım. Ancak bir şartla, yüz kızartıcı ağır
şartlarda, suçüstü halinde dokunulmazlık hükümlerini uygulamayalım. Bu
sorunu çözmek gerekiyor. Artık mahkemelik veya zabıtalık olmaktan
Meclis’in kurtulması gerekiyor. Eğer hükümet bu konuda bir çalışma
yaparsa ki, yapacağını açıkladılar. Meclis’e gelirse 367 rakamı
gerekiyor. DTP ve Ak Parti’nin rakamına 8 milletvekili gerekiyor. Yani
dokunulmazlık konusunda vicdani davranacak 8 milletvekili aranıyor.
ERDOĞAN: Süreci Birlikte aşmalıyız
DTP’Lİ
Sırrı Sakık, dün gazetecilere Başbakan Erdoğan’la Meclis resepsiyonunda
yaptığı sohbeti anlattı. Sakık, şöyle dedi: “Sayın Başbakan ve Sayın
Cumhurbaşkanı ile sohbetimiz oldu. Başbakan ’süreci birlikte aşmalıyız’
dedi. Ben de 1994’te biz bu süreci yaşadık, Türkiye 15 yılını heba
etti. Bir daha böyle bir süreci yaşamak istemediğimizi söyledim. O da,
bu noktada biz gerekeni yaparız, hazırız. Tabii ki parlamentoda ortak
konsensüs oluşmasının lazım olduğunu söylüyor. Eminim ki temaslar
sürerse bu da hayata geçer. Dün Sayın Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı
önemli açıklamalarda bulundular. Aslında tam Türkiye’nin durumuna uygun bir açıklamaydı. Sohbetimiz bu temelde gelişti.”