Kuruluşunun 8. yılını
kutlayan AKP'de İl Başkanları Toplantısı'nda konuşan Başbakan Erdoğan,
MHP lideri Devlet Bahçeli'ye yine sert ifadelerle yüklendi. Hükümetin
Kürt açılımını eleştiren Bahçeli'ye Erdoğan'ın yanıtı ''Siz
Alparslan'dan, siz Mustafa Kemal'den daha mı fazla milliyetçisiniz''
oldu.
İşte Erdoğan'ın konuşmasından önemli satırbaşları:
BU MESELE ÇÖZÜLMELİ
Türkiye
tam 25 yıldır nice canlara mal olan, gencecik delikanlılarımızı yutan
terör belasına bir çözüm bulabilseydi, önlemlerini alabilseydi bugün
çok farklı bir yerde olacaktık.
Enerjimizi
bu meseleye harcadık, kaynaklarımızı, birikimlerimizi bu meseleye
harcadık. 25 yıl boyunca Türkiye hem milli hem uluslararası bir mesele
olarak, bu meseleye kaynaklarını heba etti.
Şimdi
diyoruz ki Türkiye bu meseleyi çözüme kavuşturulmalı. Lütfen partimizin
şu programını bir okuyun. Programda bu bölümü göreceksiniz. Biz
partimizi kurarken bunu belirledik ve çözüm sinyallerini orada verdik.
Adına ister Güneydoğu, ister Doğu, ister Kürt sorunu deyin bu bir
sorundur diye o zaman da koyduk.
BEDELİ NE OLURSA OLSUN
2005
Diyarbakır konuşmamızda orada bunun sinyallerini verdik. Türkiye önüne
engel olarak bu meseleden kurtulmalı. Geleceğe güvenle bakmalı dedik.
Önemli adımlar attık, demokratik açılımlar gerçekleştirdik.
Şimdi
artık bu meseleden kurtulmanın tam zemini diyoruz. Ülkenin her
kesiminde bu meseleyi artık uyanmamak üzere tarihe gömmek için bir
istek olduğunu görüyoruz. Halkımızda bu istek bu talep var. Nerede
olmadığını benim halkım çok iyi biliyor. Buradan AKP’yi vurabileceğini
zannedenler bunu engellemeye çalışıyorlar. Bedeli ne olursa olsun
adımlarımızı attık atıyoruz ve atacağız.
Birliğimizi
bütünlüğümüzü asla ve asla tartışma konusu yapmayız. Bizim muhatabımız
71 buçuk milyon vatandaşımızdır. Demokrasi ve hukuk devletinde milletin
de temsilcileri bellidir. Bu süreçte hiçbir siyasi partiyle polemiğe
girmek istemiyorum.
HANİ BUNLAR UZLAŞMACIYDI
Bu
işin koordinesini, koordine görevi verdiğimiz İçişleri Bakanım, ana
muhalefete, muhalefete, partilere randevu mektubu yazarda, kalkarda ana
muhalefet partisi red cevabı, Bahçeli red cevabı verirse buna ne cevap
vereceğiz? Hani bunlar uzlaşmacıydı? Kabul et, otur görüş konuşta ondan
sonra de ki 'böyle böyle biz bu şartlarda yokuz' de. Ama bunu bile
yapamadılar. Bunların ne denli uzlaşmacı olduğu belli. Ama bizim
kapımız herkese açık. Kim bizimle görüşmek isterse biz görüşmeye açığız.
BAHÇELİ HEZEYAN İÇİNDE
MHP
liderinin tabanı demiyorum sayın Bahçeli’yi söylüyorum. Tam bir panik
ve hezeyan arasında. Son derece çirkin bir üslupla, yardımcıları da
dahil. Bana ve partime yönelik pervasızca saldırmasını da ben
milletimin takdirine bırakıyorum.
Eğer
böyle ciddi bir mesele hakkında konuşacaksanız, Bahçeli çok rica
ediyorum. Bu toprakların yakın tarihi üzerine birkaç kitap okuyunuz
tavsiye ederim.
Böyle bir meseleyi gündelik bir dille, yarım yamalak bilgiyle hem Türkiye’ye hem de sürece haksızlık ediyorsunuz.
Sayın Bahçeli, 'Norşin' kelimesini dilinize dolayarak, kendinize de partinize de Türkiye’ye de haksızlık ediyorsunuz.
ALPARSLAN'DAN, MUSTAFA KEMAL'DEN DAHA MI MİLLİYETÇİSİNİZ
Alparslan
1071’de kazandığı zaferle Anadolu’nun kapılarını açtı. Siz
Alparslan’dan daha mı milliyetçisiniz? Malazgirt Ermenice bir kelime.
Rahmetli Orhan Gazi Bursa’yı fethetti ona dokunmadı. Bursa Yunanca’dan geliyor.
Gazi
Mustafa Kemal Ankara’yı başkent yaptı. Ama Ankara ismini değiştirme
gereğini duymadı. Siz Gazi Mustafa Kemal’den daha fazla mı
milliyetçisiniz? Ankara kökeni itibari ile Latince.
Bunu sayın Bahçeli’nin sürece nasıl baktığını göstermek açısından sadece bir örnek olarak veriyorum.
Sayın
Bahçeli ve Baykal’a bir kez daha sesleniyorum. Gelin bu sürecin dışında
kalmayın. Bu meselede mutabakat olmayacakta hangi mesele de olacak?
DTP'YE SESLENDİ
DTP’ye
seslenmek istiyorum. Zaman zaman aralarından bazı temsilcilerin tahrik
edici, kışkırtıcı, süreci bulandıran açıklamalardan lütfen
kaçınmalarını rica ediyorum.
Ben niyetimizin son derece samimi olduğunu açıkladım. Bu meseleyi siyasetüstü bir mesele olarak görmek durumundayız.
Bizim
annelerin babaların gözyaşını dindirmekten başka gayemiz yok.
Türkiye’yi 71 buçuk milyon vatandaşıyla geleceğe taşımaktan başka
gayemiz yok.
Yaradılanı yaradandan ötürü sevmekten başka gayemiz yok.
REKOR KIRACAĞIZ
Türkiye’nin
81 vilayetinde AKP kadrolarının çok büyük bir heyecan içinde
olduklarını görmekten dolayı mutluyum. İnşallah 3 Ekim’de büyük
kongremizi gerçekleştirecek, hep beraber birlik içinde hedefimiz olan
2011 seçimlerine kilitleneceğiz.
8
yıl içinde 4 seçimden milletimizin umudu olarak başarıyla zaferle
çıktık. 5. seçime de aynı ruhla girecek bir kez daha birinci parti
olarak çıkacak ve bu noktada siyasi partimizle yeni bir rekorun sahibi
olacağız.
Onun için diyorum ki gevşemek yok. Rehavet yok. Umutsuzluk, bıkkınlık yok. Aziz milletimiz bizden daha fazla hizmet bekliyor.
Her
kademedeki arkadaşımın büyük bir özveriyle gayret göstermenizi
bekliyorum. 29 Mart seçimlerinde ipi göğüslemiş olmanız, her şeyin yeni başladığı anlamına geliyor.
AKP’nin hedeflerini projelerini yürüttüğümüz çalışmaları bütün gerçekliğiyle bulunduğunuz yerde sizler bizler anlatacaksınız.
Ben
teşkilatıma inanıyorum güveniyorum. Bu teşkilat sayesinde Türkiye
kabuğunu kırdı şaha kalktı. Türkiye çözülemez denilen meseleleri tek
tek çözdü. Siyaset ve demokrasi tarihimizin en dinamik teşkilatı AKP
teşkilatıdır.
AKP 8. YILINI KUTLUYOR
Bugün AKP camiası için son derece anlamlı bir gün. 8 yıl önce bugün 14 Ağustos 2001’de partimizin kuruluş dilekçesini verdik.
Partimizin
kuruluşunda ve sonrasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. 8 yıl
içinde teşkilatımız içinde hayatını kaybetmek suretiyle aramızdan
ayrılan arkadaşlarımı sevgiyle yad ediyor, Allahtan rahmet diliyorum.
Türkiye’nin
sorunları çözümsüz değil diyerek yola çıktık. Yeter söz de karar da
milletindir diyerek yola çıktık ve milletimizin desteğini ardımıza
alarak yola çıktık. 8 yıl boyunca aziz milletimizin bize yüklemiş
olduğunu emaneti hakkıyla taşıdık.
Partimizi kurduktan 1 yıl sonra tek başımıza iktidara geldik.
AKP’den
sonra Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmamıştır. Bundan sonra da o
eski günlere dönüş inşallah söz konusu olmayacaktır. AKP’yle birlikte
demokrasi güçlenmiş, siyasete yönelik her türlü müdahale hukuk
çerçevesinde bertaraf edilmiştir. AKP mafyayla kararlı bir mücadeleye
başlamış en ufak bir adım atmamıştır.
8
yıl boyunca Türkiye’yi geçmişteki o karanlık günlere geri götürmek,
siyaseti kirletmek lekelemek, millet egemenliğine gölge düşürmek
isteyenlerle de aynı azimle mücadele ettik.
Siyaset
AKP’yle birlikte yeniden güvenilir bir kurum haline geldi. İşte onun
için AKP’nin demokrasi tarihimizde ayrı bir yeri vardır olacaktır.
AKP’liler 3 Kasım 2002’de aziz milletimiz iktidara, iktidarla birlikte Türkiye’nin kaderine el koysun istedi.
AKP’nin milletimizin hedefleri, beklentilerini esas alarak çizdiği yol haritasıdır. AKP olarak bu rotadan sapmadık.
AKP
hükümetleri değişimin güzergahlarını belirlemiş, Türkiye’nin
kaynaklarını doğru yönetmiş ve demokrasiye milli iradeye sadakatini bir
an bile yitirmemiştir.
Geçenlerde
arkadaşlarımla birlikte 7 yılda neler yaptık dediğimizde bir çok
şeyleri orada atladık ve unuttuk. O kadar bu 7 yılın içine hizmetler
sığdırmışız. Medya tanıtım başkanlığı olarak 7 yıllık dönemde neler
yaptık, bunu film belgesel halinde çıkaralım ve bütün teşkilatlarımıza
gönderelim görerek yaşayalım. Çünkü yapılanlar unutuluyor.