Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, 'Türkiye'de Tayyip Erdoğan vesayeti var' diyen
Baykal'a tepki göstererek. "Türkiye'de AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan
vesayeti yok ama Türkiye muhalefet sorunu, CHP'de ise Deniz Baykal
sultası olduğu son derece açıktır" dedi.
Baykal ve Bahçeli'ye seslenen Erdoğan, "Bu parlamentoda bizden başka
milletvekilliği yapacak kimse yok mu? Bırakan başkaları da
milletvekilliği yapsın. Ben 55 yaşındayım, bu yaşımda bunu söylüyorum,
sen 70 yaşına geldin hala söyleyemiyorsun" ifadelerini kullandı.
Bahçeli, Çin'de yaşanan olaylara ilişkin hükümeti eleştiren MHP lideri
Bahçeli'ye, "Uygur Türkleri çok ağır koşullar altındayken, Ankara'da
ağırladığınız Çin Devlet Başkanı'na, altında imzanız bulunan devlet
nişanını, Süleyman Demirel'in cumhurbaşkanlığı döneminde nasıl
verdiğiniz onu söyleyin?" diye sordu.
Atatürk Spor Salonu'nda yapılan AK Parti Ankara 3. Olağan İl
Kongresi'nde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Ankara ile millet
arasındaki duvarları yıkıp kaldırdıklarını belirterek, "3 Kasım öncesi
Ankara, Türkiye'ye karşı sağır, dilsiz, tepkisiz, duygusuz.
Anadolu'dan, Trakya'ya Ankara'ya ulaşan feryatlar, Ankara'nın o soğuk
duvarlarına çarpıyor ama karşılık bulamıyor. Marmara ve Düzce'de deprem
oluyor tüm dünya hissederken Ankara bunu hissetmiyor, anında soruna
müdahale edemiyor. Ankara'da deprem bile olsa onu bile hissedecek
halleri kalmamıştı. Ankara'dakiler bırakın millete kendi dertlerine
derman olamıyor, bakanlar kurulu toplanamaz hale gelmişti. Böyle bir
çaresizlik manzarası içinde biz önce millete sorduk. Türkiye'nin bir
partiye ihtiyacı var, kurun dedi. Adı Adalet ve Kalkınma olsun, AK
olsun dedik. İnsanı merkeze alan insana sadece insan olduğu için
yücelten, yaratılanı yaratandan ötürü seven bir devlet dedik ve böyle
oldu. Milletimiz ile Ankara arasında kör, sağır ve dilsiz o duvarları
kaldırdık. Fabrikaların çarklarını yeniden döndürdük. Ankara Artvin,
Edirne, Mardin'in yanıbaşındadır" şeklinde konuştu.
Ankara'nın şimdi AB'nin hemen yanıbaşında olduğunu ifade eden Erdoğan,
Türkiye'nin ihracatının yüzde 60'ını AB ülkelerine yaptığını
hatırlattı.
Başbakan Erdoğan, sözlerini söyle sürdürdü: "Artık 10 yıl öncesinin
Türkiye'si yok, bugün ayakları üstünde durun bir Türkiye var. 7 yıl
önce Türkiye'nin yurtiçi gayri safi milli hareketi 230 milyar dolar
idi. 'İnşallah 2013'te kişi başına milli gelir 10 bin dolar olacak'
dediğimizde hayal diyorlardı. 2008 sonunda bunu yakaladık. Yüzde 63
devletin borçlanma faizi vardı, şimdi 10-11, 50 puan benim vatandaşımın
cebinde kaldı. Enflasyon canavarı şimdi ayaklarımızın altında. Biz
büyük düşünüyoruz. Çünkü benim milletim küçük düşünmez, büyük düşünür.
Ankara ile Konya arasında hızlı tren seferleri başlıyor. Artık git gel
Konya 6 saat yok, artık git gel Konya 2.5 saat. Bunu ancak AK Parti
yapabilir. Ankara'dan Eskişehir'e hızlı trenle artık 1 saat 25 dakikada
ulaşılıyor. İzmir, Yozgat, Sivas'ı da hızlı trenle Ankara'ya
ulaştıracağız. Kılıç kuşananın, iş bilenenin, olay bu kadar basit. 20
yıl önce başladılar bıraktılar. Biz bunların bıraktıklarını tamamladık.
Onlar konuştu, biz yaptık. İnşallah 2013'te Marmaray'dan geçeceğiz.
Onların hayallerinin bile ulaşamadığı yere evelallah bizim icraatımız
ulaşıyor. Paradan 6 sıfır atacağız, her ile üniversite açacağız, 15 bin
kilometre yol yapacağız dedik, 'hayal' dediler. İşte oldu, hesap
ortada."
Türkiye'de artık siyaseti çete ve mafyaların yönlendiremediğini,
hukukdışı karanlık odakların siyaseti belirleyemeyeceğini söyleyen
Erdoğan, "Türkiye'de bu dönemler geri dönmemek üzere tedavülden
kalkmıştır. AK Parti ve millet o dönemlerin geri gelmesine asla izin
vermedi. Siyaset ve TBMM üzerinde vesayeti asla kabul etmedik. Bundan
sonra asla edilmeyecektir. Vesayet özlemi olanlar beyhude beklerler.
Bugün millet, hukuk, demokrasinin vesayeti var" diye konuştu.
Erdoğan vesayet tartışmasına son noktayı koydu
'Türkiye'de Tayyip Erdoğan vesayeti var' diyen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a tepki gösteren Erdoğan, şöyle konuştu:
"22 Temmuz ve 29 Mart seçimleri öncesi muhalefet partilere defalarca
çağrıda bulundum. Ben 'Partim birinci olmasa genel başkanlıktan
çekileceğim siz de çekilecek misiniz?' diye sordum, cevap alamadım. Bu
mu vesayet? Sayın Baykal çık sende açıkla. Daha doymadınız mı? Yıllarca
bu ülkede milletvekilliği yaptınız. Bu parlamentoda sizden başka
milletvekilliği yapacak kimse yok mu? Bırakan başkaları da yapsın. Ben
55 yaşındayım, bu yaşımda bunu söylüyorum, sen 70 yaşına geldin hala
söyleyemiyorsun. Bunların bu alışkanlığı zaten bu ülkeyi bu hale
getirdi.
27 Nisan bildirisinden sonra Baykal neredeydin? Cumhurbaşkanlığı
seçiminde neredeydin? Nasıl bir tavır takındın? Milli iradenin yanında
mıydınız yoksa vesayet içinde olanların yanında mıydınız?"
Askere sivil yargı yolunu açan düzenleme için 'Gece baskını yedik'
açıklaması yapan CHP'lileri eleştiren Başbakan Erdoğan, "Kendileri
mecliste, yönergeyi okumuşlar, hepsi elini kaldırmış, oybirliği ile
kabul edilmiş. Ertesi günü elini kaldıranlardan biri 'Gece yarısı
baskını oldu' diyor. Senin adamlar ne iş yapıyor, uyuyanları niye
gönderiyorsun, uyanık olanları gönder. Bu parlamentoda gece 3-4'lere
kadar çok çalışıldı, bunu biliyorsun" dedi.
CHP'nin bu dönem 33 kez Anayasa Mahkemesi'nin kapısını aşındırdığını
hatırlatan Erdoğan, "Ayıptır. Bu kadar sulu siyaset olur mu?
Parlamentoda işi göremeyince ver elini Anayasa Mahkemesi'ne..
Türkiye'de bir AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan vesayeti yok ama
Türkiye'de muhalefet sorunu, CHP'de ise Deniz Baykal sultası olduğu son
derece açıktır" ifadelerini kullandı.
Çin'de yaşanan olaylar nedeniyle hükümeti eleştiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yanıt veren Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bahçeli son zamanlarda bana çok fazla vurmaya başladı. Sayın Bahçeli,
hızıma ayak uyduramazsın. Benim nerede ne yaptığımı bilemezsin. Çünkü
benim senin kadar istirahat etmeye vaktim yok. Bahçeli, yazılı
açıklamasında 'Ciddi meseleleri ayak üstü mü konuşuyorsunuz? diyor.
Bahçeli, biz yeri gelir ayak üstü, yeri gelir oturumlarda, yeri gelir
ikili, yeri gelir tüm dışişleri mensuplarıyla beraber bu görüşmeleri
yaparız. Sen bize diplomasi öğretme. Uygur Türkleri çok ağır koşullar
altındayken, Ankara'da ağırladığınız Çin Devlet Başkanı'na, altında
imzanız bulunan devlet nişanını, Süleyman Demirel'in cumhurbaşkanlığı
döneminde nasıl verdiğiniz onu söyleyin? Altında sizin imzanız var,
karşılığında ne aldınız? Bize ne faydası oldu da devlet nişanı
verdiniz, Uygur Türkçesini yasakladı diye mi verdiniz?"
Erdoğan, konuşmasının sonunda, stadyum etrafını dolaşarak partililere kırmızı-beyaz karanfil dağıttı.
|