|
Anavatan Partisi Genel Başkanı Salih Uzun, Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın demokratik açılımda akıl hocasının Sezen Aksu olduğunun ortaya çıktığını ifade etti. |
|
|
"Sezen Aksu 4. kadehten sonra Kürt
açılımı ile ilgili bilgiler veriyormuş. Diğer kadehleri de Başbakan
ısmarlasın da Ermeni, Kıbrıs, işsizlik soruları da çözülsün, hepimiz
rahatlayalım" dedi. Uzun, Anavatan Partisi Adana İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada,
Türkiye'nin çok zor bir süreçten geçtiğini ancak kendisinin karamsar
tablolar çizmeyen, felaket tellallığı yapmayan birisi olduğunu
kaydetti. Uzun, felaket tellallığı yapmadığını ancak bir şeyi açıkça
gördüklerini belirterek, "Bir şeyi inkar edemeyecek bir şekilde
görüyoruz ve yaşıyoruz. Türkiye'nin ateşi yükseliyor. Geçen hafta
Türkiye'nin pek üzerinde durmadığı ıskaladığı, belki de pek görmek
istemediği bir hadise yaşandı. Hiçbirimizin tasvip etmediği,
edemeyeceği bir olayı yaşadı. Ama bu ülkenin ateşinin yükseldiğini,
gözün içine sokacak derecede önemli bir hadiseyi yaşadık.
Bursaspor-Diyarbakırspor maçını kastediyorum. Bursa-Diyarbakırspor
maçında tribünlerden atılan sloganlar bu ülkede çok tehlikeli
psikolojik kritik eşiğe gelindiğini gösterdi. Böyle durumlarda,
şapkamızı çıkartıp düşünmemiz lazım. Ben her fırsatta özellikle bu Kürt
açılımı meselesi Türkiye'nin gündemine geldiği günden bu yana, her
fırsatta mümkün olduğunca izah etmeye çalışıyorum. Ve ikaz etmeye
çalışıyorum" diye konuştu. Uzun Türkiye için asıl felaketin zihinlerdeki bölünme olduğuna
dikkat çekerek şunları kaydetti: "Eğer içinden geçtiğimiz bu süreç, bu
Kürt açılımı dedikleri süreç, iyi yönetilemese, dikkatli yönetilemese,
özenli olunmasa, Türkiye için en büyük tehlikesi kardeşliğimizin
zedelenmesi olabilir. Bu ülke çok acılar çekti. Terörden, terör
kaynaklı olaylardan çok acılar çekti. 25 yıldır da çekiyor. Ama dikkat
edin, şimdiye kadar hiç kimse, hiç kimse tarafından, hiçbir yerde Kürt
vatandaşlarımız Kürt kökenli kardeşlerimiz bu acıların sorumlusu olarak
görülmedi. Çok şükür ki görülmedi. Kardeşliğimize, kardeşlik hukukumuza
halel gelmedi. Kardeşlerimize yan gözle bakmadık. Çok şükür ki
bakmadık. İnşallah bundan sonra da bakmayacağız. Ama bu süreç için
Türkiye'nin başına gelebilecek en büyük felaket, şimdiye kadar bu
acıların sorumlusu olarak görülmeyen Kürt kardeşlerimizin, artık bundan
sonra sorunun bir parçası gibi algılanmaya başlanmış olabilmesidir.
Böyle bir endişe duyuyorum. Böyle bir tehlikedir. Bu ülkede yaşayan
insanımızın bir kısmını sorun olarak görmeye başlarsak, Türkiye için
bundan daha büyük felaket, tahrip edici hal yoktur. Olamaz. Hepinizin
en fazla hassasiyet göstermesi gereken konu budur. Bu konuda özenli,
çok dikkatli olmalıyız. Siyaset kurumlarına bu konuda çok iş düşüyor.
Bütün siyasetçiler kardeşliğimize ne kadar bağlı olduğumuzu,
kardeşliğimizin ne kadar önemli olduğunu her fırsatta dile getirmeli.
Kardeşliğimizin, bin yıldır bozulmayan kardeşliğimizin bundan sonra da
binlerce yıl bozulmayacağını her fırsatta haykırmalılar." Bir açılım tartışmasının peşine açılım rüzgarlarına savrulup
gidildiğini vurgulayan Uzun, içinde ne var onun da bilinmediğini, dün
AK Parti kongresinde Başbakan'dan öğrenme umudu olduğunu ancak ondan da
bir şey çıkmadığını kaydetti. Uzun, Başbakan'ın açılım konusunda akıl hocasının ortaya
çıktığını, akıl hocalığını 4 kadeh içtikten sonra Sezen Aksu'nun
yaptığını iddia ederek, "Ha bu arada Kürt açılımı ile ilgili sayın
Başbakan'ın akıl hocasının kim olduğunu öğrendik. Duymuşsunuzdur
herhalde, Sezen Aksu, 3 kadeh içtikten sonra 4. kadehe geçince,
telefona sarılıyormuş, Başbakan'ı arıyormuş. 4. kadehte Başbakan'ı
arayıp, Kürt açılımı ilgili bilgilerini ve düşüncelerini anlatıyormuş.
Biz de bu parlak fikirler nerden geliyor diye merak ediyorduk. Öğrendik
çok şükür. Sayın Başbakan Sezen Aksu'yu dinliyor, bizi dinler mi
bilmiyorum ama. Ona bizim bir önerimiz olacak. 4. kadehte Kürt
açılımıyla ilgili bilgi alıyor, Kürt açılımıyla ilgili ne yapması
gerektiğini öğreniyor ya. Bence sayın Başbakan 5. kadehi de o
ısmarlasın. 5. kadehi de ısmarlasın ki Ermeni açılım ile ilgili ne
yapması gerektiğini öğrensin. 6. kadehi de ısmarlasın Kıbrıs açılımında
ne yapması gerekir onu öğrensin. 7. kadehi ısmarlasın işsizliğe nasıl
çare bulacak onu öğrensin. Ama 8. kadehe kadar gidebilir mi bilmiyorum.
Zaten ondan sonra bütün yollar dümdüz olur. Memleketin bütün meselesi
çözülmüş olur. Bütün sorunları çözmüş oluruz. Memleket de kurtulur biz
de" dedi. Kongreye gelen Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Hüsamettin
Cindoruk ise yaptığı konuşmada hükümete yüklendi. Cindoruk Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ın dün yaptığı konuşmayı eleştirdi. Cindoruk,
Başbakan'ın dün uzun uzun konuştuğunu belirterek şöyle devam etti:
"Şarkı vardı, şiir vardı söylediklerinin içinde. Birtakım mısralar ve
bir sürü isim saydı. O isimleri art arda, ansiklopedi gibi okudu. Sonra
açılımı anlattı. Açılım dediği bir defter, defterin kapağı var, içi
boş. Sadece kaplanmış bir defter. O defterin içini dolduracak vakti mi
yoktu? Bence hayır, bir sürü kadroları, ekipleri var. Her konuda
Türkiye'de bir ihtilaf çıkarttınız. Dini konuda, dindarlarla dindarlar
arasında, dindarlarla devletin temel kabul ettiği mezhepler arasında
ihtilaf çıkarttınız. Tarihin derinliklerinden gelen, cumhuriyetin bir
araya getirmekte çimento olduğu, bütün giderilmiş ayrıl' bu süreç için
Türkiye'nıkları tekrar hayata geçirdiniz. Türkiye bugün bölünme korkusu
olan bir ülke oldu. Laf sahibine döner. Bir başbakan her gün ismiyle
bir takım mezhepleri, bir takım ırkları, ortaya atarsa, bir başbakan
her gün bir başka fikirden cayarsa, bu hiçbir halkın dayanamayacağı bir
sorundur. Ama aziz milletimiz buna dayanıyor." Cindoruk son olarak Türkiye'nin cumhuriyet olduğunu ve milletin Türk milleti olduğunu sözlerine ekledi.
|
|