CHP Genel Başkan Yardımcısı Bihlun Tamaylıgil, ''Başbakan, adının da
alnının da 'ak' olmasını istiyorsa, öncelikle sıkı sıkıya dokunulmazlık
zırhına sarılmaktan vazgeçsin'' iddiasında bulundu.
Tamaylıgil, yaptığı yazılı açıklamada, öncelikle ''Kötü söz
sahibinindir'' özdeyişinden yola çıktığını belirterek, ''Adalet ve
Kalkınma Partisi'ne 'AKP' diyenleri edepsizlikle suçlayan Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ı konuşma, yazı ve anlatımlarında 'AKP' diyen
siyasetçi, yazar, çizer, aydın, işçi, köylü, genç, ihtiyar, kadın
erkek, her ırktan, mezhepten, dinden insandan özür dilemeye
çağırdığını'' kaydetti.
Türk Dil Kurumu sözlüğünde ''edepsizlik'' kelimesinin, ''utanılacak
işleri sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz (kimse)'' diye
tanımlandığına dikkati çeken Tamaylıgil, ''Edepsizlik karaya ak dememek
mi, yoksa iktidarınızda usulsüz dinlemelerle insanların mahremini
ortadan kaldırmak, özel yaşamlarını esir almak ve sokak ortasında
çırılçıplak bırakmak mıdır?'' diye sordu.
''Kirlenme kompleksini de aşarak, artık gerçekten kirlendiğini fark
eden ve bu gerçeği gözlerden gizlemek için saldırganlaşan Başbakan
Erdoğan, artık ne yaparsa yapsın karayı aka, çevirtemez'' iddiasında
bulunan Tamaylıgil, şu görüşleri savundu:
''AKP iktidarı döneminde, 70 milyon insanımızı usulsüz, yasa dışı
dinletmelerle mahremiyetlerinden soyutlayan, özel yaşamlarını esir
alan, devlet bankalarının kredileriyle yakınlarını televizyon ve gazete
sahibi yaptıran, dolandırıcılığı meslek edindiği mahkeme kayıtlarında
yazılı olan birini medya denetçisi yapan Başbakan Erdoğan, AKP'ye ancak
mahkeme kararıyla 'ak' dedirtebilir. Ama, buna ne yargıçların vicdanı
izin verir, ne de AKP Genel Başkanı mahkemeye başvurabilir. Çünkü
yargıçlar, 'Kaldırın dokunulmazlığını mahkemeye gönderin' diye Başbakan
Erdoğan'ı beklemektedirler.
Eğer Başbakan Erdoğan, adının da alnının da 'ak' olmasını istiyorsa
öncelikle sıkı sıkıya dokunulmazlık zırhına sarılmaktan vazgeçsin,
TBMM'de bekleyen yüz kızartıcı suçlarının, yani, 'görevi ihmal, zimmet,
kamu taşıma biletlerinde kalpazanlık, resmi evrak ve kayıtlarda
sahtecilik ile cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak' suçlarının
hesabını vermek üzere yargıçların önüne çıksın. O zaman ak mı kara mı
herkes daha iyi görür.''
|