adwords google sponsor faturalı hat araba
Ana Sayfa  Foto Galeri Site Haritası Sitene Haber Ekle İletişim Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle
haber
  31 Temmuz 2010 Cumartesi  Hafta sonu nefes almak bile zor olacak 20:02  THY uçağına bomba ihbarı! 21:41  İşte Real'in son bombası! 15:54  'G.Saray ve F.Bahçe'nin önündeyiz' 15:58  Altidore doğrulandı! 16:03  Et ithalatına 3 şirket teklif verdi! 16:38  Beyaz Saray o siteden ricacı oldu 16:45  F.Bahçe'de biletler kesiiyor! 17:01  Düştü kalktı şampiyon oldu! 16:51  TÜSİAD sağduyu çağrısı yaptı 17:14  
Spor | Ekonomi | Astroloji | Gündem | Dünya | Medya | Polemik | Magazin | Kültür-Sanat | Yaşam | Sağlık | Teknoloji | Siyaset | Sinema | Müzik | Moda | Eğitim |
Yazara Ait Tüm Yazılar
  

          
         YARGIYA BALANS AYARI YAPILIYOR

İktidar ile Türk Silahlı Kuvvetleri arasındaki “balans ayarı” sürecine, şimdi de yargı dahil oldu.
İktidar ile yargı arasında bir hesaplaşma, bir güç denemesi yaşanıyor.
Durumu şöyle özetleyebilirim:
Yargı ikiye ayrılmış durumda.
Bir bölümü, laik Cumhuriyeti korumak üzerine oluşturulmuş olan düzeni  temsil ediyor. Örneğin, Erzincan Başsavcısı, İsmailağa cemaatine karşı bir araştırma başlatıyor ve bu grubun irtica tehlikesi oluşturduğunu belirtiyor. İktidara sempati duyan İsmailağa gibi cemaatlere karşı savaş  açıyor.
Diğer bir bölümü ise, tarikat ve cemaatlerin yakalarının bırakılmasını, iktidara karşı tutum alınmamasını istiyor. Onları da, Erzurum savcısı temsil ediyor.
Biraz daha özetlersek, iktidar her attığı adımda karşısında yargının dikilmesini artık istemiyor. Yargı’nın değişmesini ve gelişmelere farklı bakılmasını arzuluyor.
Yargının genelinde ise, iktidara direnme eğilimi var. Onlar da tüm güçleriyle, eski düzenin devamı için çalışıyorlar.
Anlayacağınız, taraflar arasında bir güç mücadelesi yaşanıyor. AKP’ya sempati  duyanlar, yargının değişmesi gerektiğine inanıyorlar. Muhalif görüştekiler ise, eski düzenin devam etmesi için çabalıyorlar.
Peki bundan sonra ne olacak?
Bu kavga bir süre daha devam eder.
İktidar, ya hemen veya seçimde alacağı sonuca göre ilerde,  anayasa ve yasa değişiklikleriyle yargının yapısını farklılaştırır. Böylece Türkiye’deki  kabuk değişimindeki son halka  tamamlanmış olur.



 




PKK, gerçek yüzünü gösterdi
Hep duyardık...
PKK’nın her konuda, herşeyi yönettiği, özellikle siyasi kadroların kontrolünü ellerinde tuttuğu ve her dediğini yaptırdığı yazılır çizilirdi.
Kürt kökenli vatandaşlarımızın oy verdikleri parti adaylarının da PKK tarafından atandıklarını ve verilen direktiflerin dışına çıkanların hesaplarının kesildiğini de okurduk.
Bu bilginin büyük bölümü devlet kaynaklarından  geldiği için de, pek fazla inanılmazdı. Devlet örgütlerinin çarpıttığından kuşku duyulurdu.
Meğer doğruymuş.
Gerçekten de PKK, halkın oylarıyla seçilmiş temsilcilerini neredeyse birer piyon gibi görürmüş. Örgütün saptadığı politikaların dışına çıkanlar yargılanır, gerektiğinde de cezalandırılırlarmış.
Kanal D haberde bilmem izleyebildiniz mi?
KCK, PKK’nın bölgede adeta “saha komiseri”  gibi çalıştırdığı bir yan kuruluştur.  Gelişmeleri yerinde izlerler ve gerekli gördüklerini rapor  ederler.
İlk defa somut biçimde, kendi seslerinden yayınlandı. KCK üyesi olan bir temizlik işçisi, Diyarbakır Belediye Başkanı Baydemir’e  tutumundan dolayı yargılandığını söylüyor ve varılan sonucu tebliğ ediyor.
Duyduğumda, önce inanamadım.
Tekrar tekrar dinleyince, olayın ciddiyeti daha da ortaya çıktı. Bana “KCK’nın gencecik mensupları, partiyi avucunun içinde oynatır. Direktif verir, gerektiğinde hakaret dahi eder” derler de, kuşkuyla bakardım.
Meğer çok doğruymuş.
Bu olay, BDP’nin tüm prestijini yok edecek derecede ciddidir.
Parti lideri Demirtaş, bu konudaki soruları yanıtlarken nedense sinirlendi. Kanal D haberi, komplonun bir parçasıymış gibi suçladı. “Daha önceden bilinen bir şeylerin şimdi servis edilmesi anlamlıdır” dedi.
Ben, Demirtaş’ın farklı bir tepki göstermesini beklerdim. Böyle bir şeyi kabul edemeyeceklerini, PKK’nın seçilmişlere bu şekilde yaklaşamayacağını söylemesini beklerdim.
Ya cesaret edemedi veya bu sistemi benimsediği için tepki göstermedi.
PKK’yı destekleyenler bu yaklaşımı iyi değerlendirmeli ve ciddi ciddi düşünmelidir.



 




KİTAP KÖŞESİ
Orhan Miroğlu ndan Güneydoğu anılarını okuyun...
Güneydoğu’nun en acılı insanları analardır. Can parçalarını kaybetmenin acısını bağırlarına basan, yaslarını içine atan anaların bu sessiz çığlıklarını Orhan Miroğlu kitaplaştırmış. Evrensel Basım Yayın’ dan (www.evrenselbasim.com)  çıkan söyleşiler demeti, Güneydoğu gerçeğini çok açık şekilde ortaya koyuyor.
Orhan Miroğlu, görüşlerine saygı duyulan, çizgisini hiç değiştirmeyen, her rüzgara göre yeni yön almayan bir düşünürdür. Bu kitabı (Her Şey Bitti, Ana’ya Söyleyin) mutlaka okuyun ve Kürt sorunu’nun bu ülke açısından he kadar çabuk çözülmesi gerektiğine kararınızı verin. Miroğlu’nu tebrik ederiz. Çok başarılı bir eser çıkartmış.



TV haberciliğinde etik...
Aaaa var mı böyle birşey demeyin.
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Prof’u Bülent Çaplı ile İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesinden Hakan Tuncel, sadece öğrencilerine değil, bizlere de ders niteliğinde bir kitap yayınladılar. Bu konuya kafa yoran Türk ve Hollandalı tanınmış isimlerin görüşlerini açıkladıkları çalışmayı tüm iletişim meraklılarına tavsiye ederim. (http://ilef.ankara.edu.tr/etik/)



Kaynak: Milliyet

2010-02-19 Bu yazı  1725  kere okundu Yazıcıya Yolla
Son Yazıları:
YORUMLAR
BU YAZIYA YORUMUNUZU EKLEYİN
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir

Tüm cep telefonu f?rsatlar? için t?klay?n !

 Videolu Haberler
 Sevenleri Barış Manço yu anıyor
 Beynimiz bizimle oyun oynuyor!
 Flaş ! Domuz gribi TSK ya sıçradı
 Çok Okunanlar
 Şeker yiyen çocuklar dikkat!
 Çok Yorumlananlar
 Katsayıya yeni bir formül
Gazete Maşetleri


Iletisim   |   Künye   |   Anasayfam yap   |   Sik Kullanilanlara Ekle
itunit Haber itunit Haberler Hiç kimsenin Haber Sitesi

Sitemap2345678910 111213141516171819 Son Dakika Haberler Rss Gündem -haberler - Evden eve nakliyat avşa adası