Doğan Grubu gazetelerinden Posta'nın
yazarı M. Ali Birand, Doğan'a kesilen vergi cezası için Başbakan
Erdoğan'ı sert bir dille uyardı. "Bu işten vazgeçmezse çok pişman olur"
ifadelerini kullanan Birand'ın yazısı şu şekilde:
Bürokrasi cinayet işliyor
Doğan gurubuna son ceza dahil, bugüne kadar toplam.... milyar
dolarlık bir ceza kesilmiş oldu. Bu Türkiye Cumhuriyeti Tarihinde
şimdiye kadar görülmemiş bir cezadır. Bu ceza değil, bir gurubu yok
etme operasyonudur. Başbakan ya, iş işten geçmeden, son olarak yaydan
çıkan bu oku bir şekilde durdurur veya aynı ok birgün dönüp dolaşıp onu
da vurur. O zaman da çok pişman olur.
Kendi kendime sorup duruyorum... Altından bakıyorum üstüne koyuyorum, yine de anlayamıyorum.
Siz bu ülkenin Başbakanı olsanız...Ardı ardına iki seçim kazanmış
olsanız...Elinizin altında son derece önemli bir çoğunluk ve başka
hiçbir iktidarın sahip olamadığı bir dost medya
bulundursanız...Neredeyse bir eliniz bal da, bir eliniz yağ da
olsa...Üstüne üstlük, bu ülkenin kaderini değiştirecek olan iki dev
açılımı başlatmış ve o açılımlar için kamu oyu desteğine büyük
ihtiyacınız bulunsa... Eleştirilerine sinirlendiğiniz medya grubu ile
gerilim tam azalmış ve bir modus vivendi'ye girildiği bir sırada ve
genel seçimlere 1.5 yıl kala, böyle mi hareket ederdiniz ?
Başbakan Erdoğan'ın hedefini artık çok açık şekilde anlıyorum. Ancak bunun nedenini, işin arkasındaki mantığı kavrayamıyorum.
İktidar, özellikle son attığı adım ile, hedefinin ne olduğunu çok
net biçimde ortaya koydu. Emrindeki Maliye Bakanlığı denetimcilerini,
Doğan gurubuna yazdıkları son cezanın (3 milyar 750 milyon TL) Türkçeye
tercümesi çok açıktır.
İktidar, Doğan gurubunu yok etmek istiyor.
Bu guruba kesilen yeni ceza, bırakın ödenebilmesini, dava açmaya
kalksanız dahi, gereken teminatı yatırmakta zorlanacağınız ağırlıkta.
Bunun altından kalkmak, eğer imkansız değilse, çok çok zor.
Bu soğukkanlı bir şekilde planlanmış bir cinayettir.
İktidar, Aydın Doğan'a pes ettirmek istiyor.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde böylesine bir gözdağı veya ceza görülmemiştir. Öldürücü bir darbedir.
Doğan'ı, gazetelerini, televizyonlarını satmaya , işlerini tasfiyeye zorluyor. Piyasadan çekilmeye itiyor.
İktidar ne derse desin, istediği kadar ?Biz hukuktan yanayız. Yasa
ne diyorsa bunu uyguluyoruz? desin, ?Doğan'ı yok etme çabası? olarak
görüyor. Sorarım sizlere, Dogan gurubu dışında hangi şirkete girildi ve
hangisine böylesine öldürüce bir ceza kesildi?
Lütfen, şimdi birileri kalkıp abuk sabuk açıklamalarla zekamıza hakaret etmemeli.
Bu olayın tamamen masum bir maliye denetimi olduğunu, birbirinden
iyi niyetli denetimcilerin Doğan Gurubuna ait tüm şirketleri kontrole
gitmişken birden bire, hiç beklemedikleri usulsüzlüklerle karşı karşıya
kalıverdiklerini , Başbakan'ın bu konuyla hiçbir ilgisi olmadığını
anlatmaya kalkmasın.
NEDEN BÖYLESİNE TERS TEPECEK BİR ADIM ATILIYOR ?
Peki neden ?
İşte anlayamadığım bu...
Neden?
Son genel seçimde kaybettiği puanların bir bölümünün medya ile
kavgasından kaynaklandığını kabul etmesine rağmen, yeni seçimlere 1.5
yıl kala, bu defa bırakın kavgayı, aynı medyayı kalbinden vurmaya
kalkmak neden ?
Ben bu yaklaşımın içinde hiçbir siyasi mantık göremiyorum.
Aydın Doğan'ın ne yapacağını, nasıl hareket edeceğini bilemiyorum.
Şu anda soğukkanlılığını kaybetmiyor ve hukuk mücadelesinden
vazgeçmiyor.
Doğrusunu yapıyor.
Peki, yarın ne olacak ?
Başbakan istediğini elde ederse, kazanacak mı ?
Eleştirilerinden rahatsız olduğu bir medya'yı yok edince önü mü açılacak ?
Hayır, tam aksine, Başbakan işlerin bu noktaya gelmesinden çok pişman olacak.
Bürokrasiyi ayaklandırıp bu gurubun üzerine yolladığından,
mekanizmayı bir defa işletmeye başlattıktan sonra belki de istese dahi
durduramadığından dolayı çok pişman olacak.
Ancak artık iş işten geçti.
Ok son defa yayından çıktı.
Ya Başbakan gerçekleri görüp, ne yapıp edip bu okun hedefine
varmasını engelleyecek veya o ok ileride dönüp dolaşıp onu da vuracak.
HERKESİ KORKUTUYOR, SONUNDA KENDİ KORKACAK
Başbakan bu yaklaşımıyla, belki de istemediği hayaletleri etrafına topluyor. İstemeden, onu destekleyenleri de korkutuyor.
Yabancı yatırımcıları korkutuyor.
Bundan böyle Türkiye'ye büyük yatırımla gelmek isteyenler iki defa değil, on defa düşüneceklerdir.
Hele Avrupa ve Amerika'da Erdoğan'ı yere göğe koyamayan yabancı
ülkeler de, artık eski yaklaşımlarını göstermeyecekler. Erdoğan
istediği kadar, yabancı güçleri umursamadığını söylesin veya öyle
davransın, sonunda bunun faturasını kapısının altında bulacaktır.
Türk iş çevreleri de panik içindeler. Bugün için korkularından,
Aydın Doğan'a sadece gizlice kapalı kapılar arasında destek veren ünlü
iş adamları da, bu ?denetimlerden? kendilerine göre önemli bir mesaj
çıkardılar.
Artık kimse ters bir ses çıkaramayacak.
Ancak bu da çok uzun sürmeyecek. Günü geldiğinde, desteklerini çekecekler.
Erdoğan çok hata etti.
Eleştirilerden kurtulmak için nükleer silah kullandı. Bomba gerçekten patlarsa, nükleer bulutlar Ak Partiyi' de yok edecektir.
|