Türkiye’de ilk defa
takma isimli bir internet sözlük yazarı kendisine basın yoluyla hakeret
edildiği için dava açtı. Olayın kahramanları Yeni Şafak yazarı Yusuf
Kaplan ve ‘avasas’ rumuzlu ekşisözlük yazarı.
Aralık
2007 tarihinde Yusuf Kaplan gazetesindeki köşesinde ekşisözlük hakkında
bir yazı yazmıştı. Yazıda adı geçen ‘avasas’ rumuzlu kullanıcı A.S.
kendisine basın yoluyla hakaret edildiği gerekçesiyle Cumhuriyet
Savcılığı'na suç duyursunda bulunmuştu. Bir ilk olan davanın iki tarafı
A.S ve Yusuf Kaplan ntvmsnbc’nin sorularını yanıtladı.
A.S., Yusuf Kaplan'la polemiğinin nasıl başladığını anlattı:
Yusuf Kaplan’la yaşanan söz düellosunda bahseder misiniz?
Ekşi sözlük yorumcusu A.S:
Düelloyu aslında ben başlattım. Yeni Şafak gazetesindeki yazılarını okuyordum. Bir takım yaklaşımları vardı; ‘Laik
Kürtler ülkeyi bölüyor’ , ‘Yahudiden dost olmaz’ gibi ayrımcı, ırkçı
söylemleri oldu. Yine ‘ilkel ve pagan alevilik’ gibi ülkedeki mezhep
ayrımcılığını körükleyen yazıları oldu. Ayrıca ‘Türkiye’deki
cinsel sapıklıkların nedeni sekülerizmdir’ gibi söylemlerde bulundu.
Laiklik dese daha zor durumda kalacağından tamamen aynı anlama gelen
sekülerizm sözcüğünü kullandı. Hrant Dink
cinayetinden sonra cenazenin üstüne bir yazı yazmıştı, ‘sol liberal
seküler kesim Hrant Dink’in cenazesini kullandı’ gibi eleştiri boyutunu
aşan söylemler kullandı. Ben de bunları ekşisözlükte farklı başlıklar altında eleştirdim. Hem Yusuf Kaplan hem de kullanmış olduğu söylemler başlığı altında. Ben bunları yazdıktan bir müddet sonra ekşisözlük hakkında oldukça uzun bir yazı yazmış.
Bu yazıda geçen ‘sanal ortamda her şey mübah’ yorumu hakkında fikriniz nedir?
Ekşi sözlük yorumcusu A.S:
Hukukta böyle bir şey yok ki. İnternet
de basın sayılıyor ve basın kanuna tabi. Yani internette bir rumuzla
biri hakarette bulunursa teknik olarak tespit yolları var.
Rumuz dahi olsa ilgili şahsa dava açabiliyor, kovuşturabiliyor.
İnternet olsun yazılı basın olsun sözlü basın olsun hepsi Türk Ceza
Kanunu’na tabidir. Kaplan’ın yazısında yazdığı gibi bir hukuki geçerlilği olmaması söz konusu değil. Geçerliliği de, yaptırımı da mevcut.
Daha
önce bir çok internet sitesine dava açılmasına alışmıştık, fakat bir
ilk olarak internet sitesi yazarı kendisine hakaret edildiği için dava
açtı. Süreç nasıl oldu?
Ekşi sözlük yorumcusu A.S:
Yusuf Kaplan yazısında ‘avasas nickname’ni kullanan yüzsüz’ diye girdi. Belli hukuki yorumlar vardır. Eğer ‘avasas denen yüzsüz’ deseydi başka hukuki bir tartışma çıkabilirdi. Başka bir sanal karaktere hakaret diye ama dikkat edin ‘avasas nickname’ni kullanan yüzsüz’ diyor. Bu direkt ben oluyorum. Avasas nickname’i kullanan demesi onu daha açık bir pozisyona koydu. Mahkemeden ‘Avasas’ nicknameni benim kullandığıma dair tespit istedim. Tespit davasıdan sonra dava bilirkişi tespit etti. Ekşisözlük hukuk temsilcisinden 11 bin yazım olduğuna dair belge ve bilirkişi eşliğinde hesabıma girilmesinden sonra tespit tamamlandı ve kimliğim kanıtlandı.
2008 Şubat ayında dava açıldı. Fakat bir gözden kaçırma sonucu dosya
basın davalarına bakan 1'inci ve 2’inci asliye ceza mahkemeleri yerine
3. Asliye Ceza Mahkemesi'ne verildi. Bu nedenle 3. Asliye Ceza
görevsizlik kararı verdi. Şu andan yasalar bağlamında görevli
mahkemenin dosyayı görmesi gerekiyor. Şu anda 2. Asliye ceza
mahkemesinden tebligat bekliyorum. Dava sonuçlanıncaya kadar takipçisi
olacaktım.
YUSUF KAPLAN NE DİYOR?
Ekşisözlük yazarı ‘avasas’ın hakkınızda açtığı dava hakkında ne düşünüyorsunuz?
Yenişafak yazarı Yusuf Kaplan:
Mahkeme takipsizlik kararı verdi ve takipsizliğe itiraz etti davacı taraf. Bu karara da itiraz reddedildi diye biliyorum. Eşkisözlük'te acayip bir şekilde hakaret ediyolar; 10-12 sayfalık yazılar var hakkımda.
Ekşisözlüğü 'her şey mübah' bir ortam ve 'paganografik çöplük' olarak nitelendirmişsiniz yazınızda…
Yenişafak yazarı Yusuf Kaplan:
Ben ekşisözlük fikrini destekliyorum aslında çünkü özgür bir ortam fikri müthiş bir şey. İnsanların kendi kişiselliklerini gösterebildikleri, fikir üretebildikleri ve espri yapabildikleri ortamları desteklerim. Ancak yazılanlar espri değil hakaret adeta. Kişiselletirmemeye çalışıyorlar fakat çok fazla genelleştirme oluyor bu seferde. Bütün bir İslami kesimi kamuoyunun gözü önünde küçük düşürüyorlar. İnternet-hukuk ilişkisinde bence önemli bir dava. Herhangi bir insana ‘aşağılık’ demek çok yanlış bir şey ve hayatımda ilk defa kullandım. Ben iddialı bir insanım, fikir üretiyorum teori üretiyorum... Benim kullandığım ‘paganografik çöplük’ ifadesindeki yeni bir fikir Türkiye’de pek olmayan bir şey. Genel olarak anlaşılmamaktan şikayetçiyim.
Sizin ekşisözlük yazınız ‘avasas’ kullanıcısına bir tepki miydi yoksa genel internet ortamıyla alakalı mı yazdınız yazıyı?
Yenişafak yazarı Yusuf Kaplan:
Benim yazdığım yazıyı anlamadılar. Sanal çöplük lafını yazıda postmodern bir terminolojiyi kullanarak yazdım ben.
Bir yandan pozitif ve yaratıcı yanları varken fakat öbür taraftan her
şeyin mübah olduğu bir çöplük olduğundan bahsettim. Postmodern teoride
buna ‘bastardtazion’ denir. Bunu anlamaları mümkün değil. Espriyi
anlamadan yorum yapıyorlar, orada Nietzsche, Freud gibi bir sürü
insandan bahsediyorum.
Dava ‘avasas’ kullanıcısına ‘yüzsüz’ ve ‘aşağılık’ dediğiniz için açılmış…
Yenişafak yazarı Yusuf Kaplan:
Resmen ismini kullanmadan yorum yaparak ‘bayağı’ bir iş yapıyor. İsmini kullanmadan istediği gibi hakaret edebiliyor.
Sadece bana da değil Yeni Şafak Gazetesi’ne kamuoyunun gözü önünde
yıpratıcı yorumlar yapıyor. Hukukçu olduğu içinde hakaretleri kalıbına
uyduruyor. Mesela hakeret içeren çok ağır başlıklar açmışlar ekşisözlük'te soyadımla alakalı, hiç tepki göstermedim.
Buradan ne kadar özgürlükçü olduğumu anlamaları gerekiyor. Bir insan
gerçek kimliğini kullanmadan internette önüne gelene saldıramaz.
Bu müthiş bir insan hakları ihlali kimse aldırış etmiyor buna. Ayrıca
belirtmek isterim 'aşağılık’ kelimesini hayatımda ilk defa kullandım. Çünkü ‘avasas’ bütün İslami camianın yazarlarını ve önde gelen kanaat önderlerini tiye alıyor, hakaret ediyor, ismini de kullanmadığı için rahat davranıyor. Ben yazımda bunlardan bahsedip olayın aşağılığından bahsetmiştim.
Ben
yazarken beyin fırtınası yapıyorum ve teoriler üretiyorum. Aksi
düşüncede olan olabilir, kimliği açık bir şekilde istediği eleştiriyi
yapabilir. İdeolojik olarak kimin neye inandığı beni ilglendirmiyor.
İnanan inanmayan herkes dilediği gibi yaşamakta özgürdür.