Rektör
Prof. Dr. Erkut, yaptığı açıklamada, Türkiye'de vakıf üniversite
sayısının 40'a yaklaştığını vurgulayarak, "Şu anda Türkiye'de vakıf
üniversitelerindeki öğrenci oranı yüzde 5. Bu rakamın YÖK'ün stratejik
programına göre yüzde 15'lere çıkması bekleniyor. Çünkü devlet, yüksek
öğrenime olan talebi tek başına karşılayamıyor. Bu yüzden daha fazla
sayıda vakıf üniversitesi açılmasını ve var olan vakıf
üniversitelerinin kapasitelerinin artırılmasını Türkiye'nin yüksek
öğrenim stratejisi için de doğru bir adım olarak görüyorum. Tabii bu
üniversiteler açılırken iyi planlanmaları ve kaliteli öğretim
üyeleriyle donanmaları gerekiyor" dedi.
Şu anda üniversitelerinde 200 öğrenci bulunduğunu ve
sadece İşletme Fakültesi'nin açık olduğunu belirten Erkut, "Önümüzdeki
yıl 200 öğrenci daha alacağız. İşletmenin yanında mühendislik
fakültesini açıyoruz. Bir de otel yöneticiliği yüksek okulunu açıyoruz.
Yani üç ayrı programa toplam 200 öğrenci alacağız. 4 yıl boyunca yılda
200-200 gitmeye devam edeceğiz. 2012'de kampuse geçtiğimizde bu sayılar
artacak. Uzun vadede 5 bin kişilik üniversite olmayı planlıyoruz" diye
konuştu.
Geçen sene aldıkları öğrencilerin tamamının burslu olduğunu kaydeden Erkut, şöyle devam etti:
"Öğrencilerimizin bir kısmı yüzde 100 burslu, bir
kısmı yüzde 75, bir kısmı da yüzde 50 burslu. Ortalama burs oranımız
yüzde 75. Bu yıl mühendisliğe ortalama yüzde 81 ile öğrenci alıyoruz,
otelciliğe yüzde 38, işletmeye yüzde 67 ile öğrenci alıyoruz. Yani
Türkiye'de açık ara en fazla burs veren vakıf üniversitesiyiz".
Ekonomik krizin üniversiteleri etkilediğini ve bundan sonra etkilemesini de beklediklerini ifade eden Erkut, şunları söyledi:
"Öğrencilerin yüzde 5'i ile 10'u ödeme güçlükleri
çekiyor. Böyle bir sorun var. Tabii bu çok yüksek oranda burslu
olduğumuz için bize dokunmadı ve daha fazla kimseden para almıyoruz
açıkçası. Dolayısıyla ödeme sorunu çeken öğrenciler bizde yok. Bir de
olumlu yönde etkiledi. Yurtdışından çok kaliteli kalifiye öğretim üyesi
akımı başladı. Oradaki işlerini kaybedenler veya oradaki ekonomik
yavaşlamadan rahatsız olan insanların Türkiye'ye gelme ihtimalleri
arttı, bunun da bize olumlu etkisi oldu. Bir de
tabii yüksek lisans programlarına talep arttı. İnsanlar işlerini
kaybedince tekrar üniversiteye geri gidiyorlar. 'Bir MBA yapayım, bir
master yapayım biraz daha kalifiye eleman olarak yeniden piyasaya
çıkayım' diyor. Dolayısıyla öyle de bir ilginç etkisini gördük krizin.
Yüksek lisansta yüzde 20 kadar bir artış var başvurularda. İşletme
fakültesinde şu anda 22 tane öğretim üyemiz var. Bunlardan 5 tanesini
Türkiye'den aldık, 10 tanesi yurtdışından tersine beyin göçü ile gelen
Türk öğretim üyesi, 7 tanesi de
yabancı. Mühendislik fakültesinde şu anda 15 öğretim üyemiz var.
Bunlardan aşağı yukarı yarısı araştırma laboratuarlarındaki işlerini
bırakıp geldiler. Bazıları zaten Türkiye'ye gelmeyi düşünüyordu kriz de
bahane oldu biraz. 3-5 sene sonra döneceğine şimdi karar verdi. Yani
başvuru sayısında bir artış gördük. Özellikle finans sektöründe ciddi
bir artış gördük ve 2 tane finans endüstrisinden gelen öğretim üyesi
aramıza kattık. Biliyorum başka vakıf üniversiteleri de bundan
faydalandı. Eskiden çok ciddi finans alanında öğretim üyesi açığı vardı
o açık kısmen de olsa kapanmış oldu."