İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, aynı zamanda
''Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmata ilişkin'' dava ile ''Askeri casusluk''
davasında da sanık olarak yargılanan Tuğamiral Şafak Yürekli savunmasını yaptı.
İddianamede adı geçen ''Balyoz'', ''Suga'' gibi planların isimlerini ilk
defa medyadan duyduğunu ve bu planlara yönelik kimseden emir almadığını belirten
Yürekli, dava konusu 1. Ordu Komutanlığında 5-7 Mart 2003'te düzenlenen plan
seminerine de katılmadığını söyledi.
İddianamede yer alan müzahir personel listelerinin hiç birinde, davada
bulunan hiçbir dijital verinin imza blokunda, yazan veya son kaydeden olarak üst
verilerinde, kullanıcı dosya yollarında isminin yer almadığına dikkati çeken
Yürekli, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini dile getirdi.
''Balyoz Planı'' kapsamında hazırlanan ilk iddianamede adının ''Öncelikli
ve Özellikli Görevlendirme Listesi''nde yer aldığını ifade eden Yürekli, o zaman
soruşturma savcısı tarafından ifadeye bile çağrılmadığını anlattı.
Yarbay rütbesindeyken dönemin Donanma Komutanı olan tutuklu sanık Özden
Örnek tarafından 2002 yılında idari bir faaliyet nedeniyle Donanma Komutanlığı
Askeri Mahkemesinde yargılandığını ifade eden Yürekli, 2005 yılında da beraat
ettiğini söyledi.
Yürekli, ''2002 yılı Mart ayında beni mahkemeye veren Özden Örnek'in
kendi hazırladığı iddia edilen 'Amiral' listesinde aynı yılın Ekim ayında, askeri
mahkemede yargılama sürecim devam ederken, başarılı personel nitelendirmesi ile
sözde ödül kapsamında dahil etmesi çok ciddi bir tezat değil midir?'' dedi.
Ege'de bulunan ada ve adacıklar ile ilgili ''Suga Harekat Planı''
çerçevesinde yapılacak eylem planlarını organize ve icra etmek üzere oluşturulan
''EGAYDAAK Çalışma Grubun''da görevlendirildiği, verilen görev doğrultusunda
diğer grup üyeleri ile birlikte 3 Ocak 2003 tarihinde Marmaris Aksaz Deniz Üs
Komutanlığında toplantıya katıldığı iddialarına değinen Yürekli, kendisinin böyle
bir toplantıya katılmadığını, toplantının yapıldığı iddia edilen tarihte yurt
dışında görevde olduğunu ifade etti.
-''Güvenilir Denizkızı'' tatbikatı''-
Yürekli, toplantının yapıldığı iddia edilen tarihte, kendisinin ''TCG
Giresun'' fırkateyninin gemi komutanı olarak İsrail-Türkiye ve ABD'nin 30 Aralık
2002 ile 3 Ocak 2003 tarihleri arasında ortaklaşa icra ettiği ''Güvenilir
Denizkızı'' tatbikatı kapsamında ev sahibi ülke olan İsrail'in Hayfa limanında
olduğunu anlattı.
Aynı gün öğleden sonra da Hayfa'dan Türkiye'ye geri dönerek Doğu
Akdeniz'de seyir halinde olduğunu belirten Yürekli, buna komutanlığını yaptığı
fırkateynin 250 personelinin de şahit olduğunu söyledi.
Yürekli, tatbikatta İsrail'de bulunan gemide verilmiş olan resepsiyonda
dönemin İsrail Büyükelçisi Feridun Sinirlioğlu ile birlikte çektirdikleri
fotoğraf ile tatbikatla ilgili çekilen fotoğrafları mahkemeye sundu.
166 gündür tutuklu olduğunu belirten Yürekli, tahliyesini istedi.
Tutuklu sanık Korgeneral Ziya Güler de kendisinin hazırlamadığı sahte
dijital veriler yüzünden yaklaşık 6 aydır tutuklu yargılandığını belirterek,
kullandığı bilgisayarlarda iddia edilen dava konusu planların oluşturulmadığını
ifade etti.
İddianamede kendisine isnat edilen İstihbarat Başkanlığı faaliyetlerini
yeniden düzenlemesi için dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına'dan
emir aldığı iddialarını kabul etmeyen Güler, ''Fırtına, Hava Kuvvetleri Komutanı
olduğunda ben İstihbarat Başkanlığı görevine getirileli henüz 6 ay olmuştu.
Fırtına, benim görev yerimi değiştirdi. Ankara dışına tayin oldum. Madem bana bu
kadar önemli bir görev verecekti. Niçin göreve gelmesinin hemen ardından benim
tayinimi çıkardı?'' diye konuştu.
Duruşma, sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.
AA/Akşam